Güzel ve çirkinin hikâyesi

Yönetmen Zeki Demirkubuz yeni filmi ‘Kıskanmak’ın çekimlerini tamamladı.

 Yazar Nahid Sırrı Örik'in romanından uyarlanan ‘Kıskanmak’ta Demirkubuz, güzelliği ‘çirkin’ bir kadının gözüyle sorguluyor.

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ‘En İyi Film’ seçilen ve karşılıksız bir sevginin yarattığı trajediyi işleyen ‘Kader’den sonra, Zeki Demirkubuz'un yeni filmi merakla bekleniyordu. Birkaç projeden sonra Demirkubuz, Nahid Sırrı Örik'in ‘Kıskanmak’ kitabında karar kılmıştı. Aslında Demirkubuz, edebiyat uyarlamalarının yabancısı değil. Daha önce ‘Yazgı’ filminde Albert Camus'nun ‘Yabancı’ kitabını sinemaya uyarlamıştı. Ama şimdi, kitap 1930 ve 1940'lar Türkiye'sinden bir kesit sunduğu için Demirkubuz dönem filmi çekecekti. Sürpriz olan da buydu. Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç, Nergis Öztürk, Bora Cengiz, Hatice Aslan'ın rol aldığı ‘Kıskanmak’ kabaca, bir erkeğin karısı ile kız kardeşi arasında kalışını anlatıyor. Ama insanın en temel duygularından biri olan kıskançlık, Demirkubuz'un bakış açısıyla işleniyor.

Filmin Safranbolu ve Zonguldak'tan sonra İstanbul'da süren çekimleri Kasım 2008'de sona erdi. Halkalı'daki tarihi bir okul binasında yapılan çekimlerde, kitabın hemen başında yer alan balo bölümü beyazperdeye taşınıyor. Bugüne kadar ‘Yazgı’, ‘Kader’, ‘Masumiyet’, ‘Bekleme Odası’, ‘C Blok’ ile ‘İtiraf’ gibi filmleriyle pek çok ödül alan Demirkubuz'un daha önceki setlerine göre daha kalabalık bir ekip var. Ama işler yolunda, yüzler gülüyor...

Demirkubuz, kitabı 90'ların başında okumuş ve o dönem bir şeyler yapmak istemiş. “Kısmet bugüneymiş" diyor. Hayatta anlaşılmaya muhtaç insanlara daha özenli baktığını söyleyen Demirkubuz, "Kitabın kahramanı Seniha da, daha çok anlaşılması gereken bir insan. Çünkü çirkin, kurumuş, diğer fiziksel olarak güzel olan insanların bütün özlemlerine sahip ama bunları yaşayabilmesinin koşulları yok. Burada bir trajedi var ve bu da beni daha çok ilgilendiriyor," diyor. Temel olarak da güzelliği, çirkin bir kızın dünyasından sorgulamanın önemli olduğunu düşündüğünü söylüyor. Sete gelen ve ‘Barda’ filminden tanıdığımız Nergis Öztürk ise, o kibar ve zarif görüntüsünü makyaj odasına gidince kaybediyor. Çünkü o, Demirkubuz'un tabiriyle, filmin 'çirkin ve kurumuş kızı' Seniha'yı oynuyor. Şaşkın bakışlarımız karşısında "O kadar da korkutucu değilim" diyerek tebessüm ediyor. Öztürk, her daim kamera arkasında, bütün detayları inceliyor. Çoğu oyuncunun Demirkubuz'la çalışma hayali olduğunu ve bunun için kendisini şanslı hissettiğini söylüyor. Filmin 'güzel kızı' ise Berrak Tüzünataç. Güzel yıldız, çekime atv'de yayınlanan ve Makedonya'da geçen ‘Elveda Rumeli’nin setinden geliyor. "Bu filmde oynamayı, daha dogrusu Zeki Demirkubuz'la çalışmayı çok istiyordum. İki set arasında mekik dokumak yorucu olsa da, mutluyum," diyor. ‘Elveda Rumeli’ tayfasının onu ‘Kıskanmak'ın setine göndermek için harcadıkları çabayı anlatıyor uzun uzun...

Sette disiplinli olduğu bilinen Demirkubuz ‘Kıskanmak’ın setinde daha bir rahat. Disiplini elden bırakmadan espriler yapıyor, takılıyor oyunculara, set ekibine. Ama yine de ekip karşılık vermeye pek cesaret edemiyor. ‘Kıskanmak’ın, 2009 yılı sezonunun merakla beklenen önemli filmlerinden biri olacağını söylemek hiç de zor değil. Şimdilik vizyon tarihi belli değil, en iyi ihtimalle gelecek sonbahar izleyici karşısına çıkabileceği söyleniyor. Ama her durumda, önemli bir festivalde prömiyer yapma şansı pek yüksek...

Olkan Özyurt. Sabah. 30 Aralık 2008.