Kıskanmak
Öykü
1930lar, Zonguldak… 29 Ekim gecesi Cumhuriyet balosu yapılmaktadır. Bu küçük, sıkıcı kömür kentine iki ay önce taşınan maden mühendisi Halit, eşine az rastlanır güzellikteki karısı Mükerrrem, Halit’in kız kardeşi ve sığıntısı Seniha da davetlilerin arasındadır. Kentin en zengin ailesinin oğlu Nüshet, Mükerrem’i dansa kaldırdığında, oturduğu kuytu köşeden onları gözleyen Seniha, yengesinin bu kız gibi güzel çocuğa karşı koyamayacağını hemen farketmiş, Tanrı’nın onu çirkinliğin yazgısına boyun eğen olmaktan, güzelliğin kaderini çizen mertebesine yükseltmeye karar verdiğini o anda anlamıştır.
Yönetmenin Notu
Kıskanmak romanı her ne kadar çirkinlik, güzellik, kıskançlık, tutku gibi insanlık temalarının üzerinde oturan bir öykü gibi görünse de, onu temelde insanın yazgısı ile ilgilenen bir hikaye olduğu için filme almayı düşündüm. Yazgısı, tanrı vergisi çirkinliği tarafından belirlenmiş Seniha’nın, bu yazgıya boyun eğen olmaktan çıkıp, nefret ettiği güzelliğin kaderini yazan olmaya doğru gidişinin öyküsü, insan ruhuna dair çok az anlatılmış öykülerden biri olduğu için ilgimi çekti. Güzelliği çirkinlik tarafından sorgulayarak ve bunu sakınmadan, soyunarak anlatan bir öykünün ise insanın acılarını anlamak ve anlatmak çabasına bir katkı sunacağını düşündüm.
Nahit Sırrı Örik’in bu romanını ilk okuduğumda yukarıda sözü edilen durumla ilgili içerdiği derin gözlemler, karakterleri oluştururken klişelere başvurmamış oluşu, bunların anlatımında taraf olmaması, en trajik olayları bile sunarken gösterişin, büyüklenmenin tuzaklarına hiç düşmemesi ve basitliği, sadeliği hiç elden bırakmayışı hemen dikkatimi çekmişti. Bir tür öykü anlatma ahlakı olduğuna da inandığım bu yaklaşımlardan, öykünün ve olayların Cumhuriyet'in ilk yıllarında geçmesine rağmen, zamanın gerçekliği dışında dönemi nerdeyse yok saymasından ve insan ruhunun evrim geçirmeyen ―hiç değişmeyen― varlığını sanat yapıtı üretmek adına bile bozmayan tavrından ayrıca etkilendim. Çünkü bu açıdan bakılınca, insanlığın yazgısının, ruhsal gerçekliğinin hiç değişmediği, değişenin yalnızca fiziksel gerçekliğin olduğu çok açık. Ve Hamlet hâlâ bugünün hikayesini anlatıyorsa, Nahit Sırrı’nın bu bakışı çok doğru.
YÖNETMEN
Zeki Demirkubuz
SENARYO
Zeki Demirkubuz (Nahit Sırrı Örik'in Aynı adlı romanından)
KURGU
Zeki Demirkubuz
Görüntü Yönetmeni
Emre Erkmen
Sanat Yönetmeni
Nilüfer Çamur Giritlioğlu
Ses Tasarım
Murat Şenürkmez
YAPIM
Türkiye
YAPIMCI
Zeki Demirkubuz - Zafer Çelik - Yerli Film - Mavi Film
YAPIM YILI
2009
BOBİN SAYISI
5
UZUNLUK
2650 m
SES
Dolby Surround
FİLM
HD-35 mm / Renkli
SÜRE
96 dakika
FORMAT
2.35
OYUNCULAR
Nergis Öztürk, Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç, Bora Cengiz, Hasibe Eren, Nihal Koldaş, Ferdağ Işıl, Mustafa Uzunyılmaz, Reyhan İlhan, Serdar Orçin, Rafi Emeksiz, Birsen Dürülü, Yeşim Gül, Şule Demirel, Can Anamur, Hatice Aslan (Konuk Oyuncu)
Festivaller ve Ödüller
Basın
-
9 Temmuz 2010
-
Fatih Özgüven. Kıskanmak-1. Radikal Kültür Sanat. Eleştiri
9 Temmuz 2010
-
Fatih Özgüven – Samimi Beklentiler
3 Eylül 2009
-
Zeki Demirkubuz’un ‘Kıskanmak’ Üzerine Sözleri
12 Aralık 2008
-
30 Aralık 2008
-
12 Kasım 2009
-
Senem Aytaç - Berke Göl - Gözde Onaran - Altyazı
28 Ekim 2009
-
2009
-
2009
-
7 Kasım 2009
-
Demirkubuz’dan Dönem Filmi: ‘Kıskanmak’
3 Ağustos 2009